timberland outlet polos lacoste mbt baratos nike roshe run ghd outlet hollister madrid nike outlet nike huarache joyas pandora Gafas ray ban ray ban baratas ralph lauren espa?a gafas oakley nike sb baratas new balance baratas nike free baratas boligrafos montblanc air jordan ireland new balance ireland

timberland outlet polos lacoste mbt baratos nike roshe run ghd outlet hollister madrid nike outlet nike huarache joyas pandora Gafas ray ban ray ban baratas ralph lauren espa?a gafas oakley nike sb baratas new balance baratas nike free baratas boligrafos montblanc air jordan ireland new balance ireland

18 Eylül 2020 Cuma
17:31
Düşünce   Önceki Haber     |     Sonraki Haber       |      ANA SAYFA
Hızlı Yazdır! Hızlı Yazdır        
Yazı boyutunu:    

Tarih/Saat: 19 Temmuz 2019 Cuma, 23:38:06

“Men Arefe Nefsehu Fekad Arefe Rabbehu!..”

Kendisini, çevresini, yaşadığı hayatı ve genel olarak bütün kâinatı; bilme, tanıma, anlama ve öğrenme merakı, insanoğlunun fıtratında bulunan önemli bir duygudur.

Bunun için o, bu dünyaya geldiğinden beri; “ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, beni buraya kim gönderdi, yaşadığım hayat neyin nesidir”,sorularının cevabını arayıp durmaktadır. Bunun için, diğer peygamberler gibi, Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem de hep insanlara; hayatın anlamını, amacını ve iyi bir insan olmanın yollarını anlatmıştır.

Kâinatı da, hayatı da yaratan Allahü Teâlâ’dır. Öyleyse iyi bir insan olmak istiyorsak, öncelikle Mevla’mızı doğru bir şekilde tanımalıyız. İslam âlimleri, bu konuyu; ‘marifet’ tabiri ile ifade etmişlerdir. Zira bu manadaki mârifet’, Allahü Teâlâ’yı; bilmek, anlamak ve tanımak, demektir. Zaten Rabbimiz celle celalüh de, kendisini tanımamızı emrediyor. Âyet-i kerimede buyuruldu ki:

“Ben, cinleri ve insanları ancak ve ancak Bana ibadet etsinler, diye yarattım.” (Zariyat 56) Bu âyet-i kerimede geçen “ibadet etsinler” ifadesi, “beni tanısınlar” şeklinde tefsir edilmiştir. Çünkü ibadet; ibadet edilenin ‘marifet’ine yani bilinmesine ve tanınmasına bağlıdır. Zira bilinmeyene ibadet edilemez. Binaenaleyh önce ‘mârifet’ gerekir. Faraza ‘marifet’ olmadan ibadet yapılsa da pek bir mânâsı olmaz.

Konu ile alakalı iki âyet-i kerime daha: “Allah’ın, kalbini İslâm’a açtığı bir kimse, Rabbinden bir ‘nur’ üzere olmaz mı?” (Zümer 22) ve “Ey iman edenler! Eğer Allah’a karşı takvâ sahibi olursanız O, size bir ‘furkan’ verir.”(Enfal 29) İşte bu iki âyet-i kerimedeki ‘nur’ ve ‘furkan’ kelimeleri; ‘mârifet’e işarettir. Bir de: “Onlar, Allah’ı takdir edemediler,” (Enam 91) âyet-i kerimesi vardır.  Buradaki “takdir edemediler” ifadesi de, “tam olarak tanıyamadılar”,  anlamındadır.

İslam âlimleri, ‘mârifet’; “Allahü Teâlâ’nın yüce Zatı’nın bilinemeyeceğini, bilmektir,” demişlerdir. Zünnûn-ı Mısrî hazretleri de, “Allahü Teâlâ’nın yüce Zâtı hakkında tefekkür etmek cehalettir ve  de ‘mârifet’in hakikati hayrettir”, demiştir.

Dolayısıyla ‘mârifet’, Mevlâ’mızın; -yüce Zatı değil- sıfatları, isimleri ve fiilleri hakkındaki sahih ve doğru bilgidir.

Evet Rabbimizin; isimleri, sıfatları ve fiilleri hakkındaki bilgiyi, yüce Kitabı’ndan öğreneceğiz. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: “O’nun hak olduğunu anlayıncaya kadar ayetlerimizi, onlara hem ufuklarda hem de kendi nefislerinde göstereceğiz. Rabbinin her şeye şahit olması yetmez mi?” (Fussılet 53) Buradaki ‘âfak’ yani ufuklardan maksat, insanın dışındaki kâinattır. ‘Enfüs’ yani nefislerden gaye de; küçük kâinat olan insandır.

Bunun için âlimler: “Men arefe nefsehu fekad arefe Rabbehu” (Kişinin, Allahü Teâlâ’yı tanıması, kendi nefsini tanımasına bağlıdır ve nefsini tanıyan, Rabbini de tanır,) demişlerdir. İnsan, nefsini şöyle tanıyacak: Sahip olduğu maddî ve manevî bütün imkânlara dikkatlice bakacak ve diyecek ki: Ben, kimin eseriyim? Sahip olduğum solunum, sindirim, dolaşım, boşaltım ve benzeri muazzam sitemler kendi kendine mi var oldu? Yine rahat yaşayabilmem için lazım olan; el ayak, dil, göz, kulak ve benzeri cihazları kim vücuduma monte etti? Sonra diyecek ki; ben, kendi irademle bu dünyaya gelmedim; ruhumu ve bedenimi ben yaratmadım; vücudumdaki hiçbir sistem veya organın varoluşunda bir katkım yok. Hele hele hayat kaynağım olan rûhum hakkında hiçbir fikrim yok!

Sonra aklını çalıştırıp şu soruyu soracak: Peki içinde yaşadığım kâinatı ve küçük kâinat sayılan insanı kim yarattı? İşte tam bu noktada iz’an insaf ve imanın gereğini yapıp şöyle cevap verecek: “Beni de, hayatı da, kâinatı da yaratan, donatan ve idare eden bir sonsuz kudret sâhibi vardır!” Sonra -İlahî vahyin öğrettiği gibi-: “O sonsuz kudret sâhibi yüce Zat, Allahü Teâlâ’dır,” hakikatini haykıracak.İşte bu merhaleden sonra artık Rabbini tanımak ve kendisinden ne istediğini öğrenmek için O’nun son peygamberi Muhammed Aleyhisselamın getirdiği İslam dinini öğrenmeye başlayacaktır. İşte; “nefsini tanıyan, Rabbini de tanır,”sözünün manası kısaca böyledir. (Mehmet Can)

   sefkatyayincilik.com

 

   manahaber.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden
   sorumlu değildir.

 

Paylaş :

Diğer Haberler
Arefe Gününün Fazileti
Mübârek Zamanlar
'Şükredenler Pek Azdır!..'-3
"Şükredenler Pek Azdır!.."-2
'Şükredenler Pek Azdır!..'-1
İslâm ve Tefekkür-3
İslâm ve Tefekkür-2
İslâm ve Tefekkür-1
Kadir: Bin Aydan Hayırlı Bir Gece!..
Oruçtan, Takvâyı Öğrenmeliyiz!
İslam'da Müsamahanın Önemi
Dinimizin Değer Verdiği Güzel Bir huy: TEVAZU
Sabrın Sonu Selamettir!..
Hepimizin Şefkate İhtiyacı Var!..
Güler Yüz ve Tatlı Dilin Önemine Dair
Sakın Beşinci Olma, Helâk Olursun!..
İslam’da Temizliğin Yeri ve Önemi
Efendimizin Nübüvvet Delilleri
İman Cennet Anahtarıdır
Mezheplerin Varlık Sebebi Nedir?
İnsanlar Dine Muhtaçtır!..
Kurban Bayramınız Mübarek Olsun!..
Arefe Gününün Anlam ve Önemi!..
Hac, Dinimizin Beş Rüknünden Biridir
"Ne Ekersen Onu Biçersin!..'"
Marifet, Ramazanda Öğrendiklerimizi Devamlı Kılmaktır
Erkeğin, Hanımına Karşı Görevleri...
İslam'da Zekâtın Yeri ve Önemi!..
Allahü Teâlâdan Başka Yaratıcı Yoktur!..
Kaza ve Kadere İmanın Mahiyeti
Âhirete İnanmayanın Vay Haline
Mesuliyetimiz Büyük, Daha Çok Çalışmalıyız!..
Rızkı Artıran, Ömrü Uzatan ve Hayatı Cennete Çeviren Bir İş!..
Müslüman Şahsiyetin En Temel Özelliği: Halîm Olmak
Kuran-ı Kerim En Büyük Mucizedir
  YAZARLAR
  GAZETE 1. SAYFALAR
  ÖNE ÇIKANLAR
  TARİHTE BUGÜN
18 Eylül 1810
Şili bağımsızlığını ilan etti. ...
18 Eylül 1922
İtilaf Devletleri, Boğazlarla ilgili olarak Ankara Hükümetine nota verdi. ...
18 Eylül 1934
Sovyetler Birliği, Milletler Cemiyeti'ne girdi. ...
18 Eylül 1948
Pakistan'ın kurucusu M. Ali Cinnah vefat etti. ...
 
  SON DAKİKA
» "Artık Yolun Sonu Görünüyor!.."
» Selahaddin-i Eyyubi Camisi - Silvan
» Arefe Gününün Fazileti
» Tasavvuf İnsana Ne Vaadediyor?
» Erdoğan'ın Kur'an Okuması İle Üperdim!..
» Altın Fiyatları Neden Yükseliyor?
» Ayasofya'nın Tekrar İbadete Açılması Dış Basında Geniş Yankı Buldu
» İki Yılda Yaptığı Hilye-i Şerifi Ayasofya'ya Hediye Etti!..
» Ayasofya İbadete Açıldı!..
» Mübârek Zamanlar
» Dikkat Güneş Çarpabilir!..
» Gökbilimciler (Kendilerince) Evrenin Yaşını Hesapladı!..
» Pet Şişe Suyuna Dikkat!..
» "Kutup Ayılarının 80 Yıl Sonra Nesli Tükenecek!"
» Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi
  PARA PİYASALARI
    Alış Satış
  USD %
  EUR %
  HAVA DURUMU
İstanbul /
Ankara /
İzmir /
  NAMAZ VAKİTLERİ
 
  GÜNÜN FOTOĞRAFI    Hepsini gör
  HARİTA

Haritayı Daha Büyük Görüntüle
  SON 24 SAAT
Copyright © 2008 - MANA HABER. Her Hakkı Saklıdır.  
manahaber.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
Sitemizde yayınlanan yazı, resim, grafik, ses ve görüntüler, ancak izin alındıktan sonra, kaynak gösterilerek ve link verilerek yayımlanabilir.