timberland outlet polos lacoste mbt baratos nike roshe run ghd outlet hollister madrid nike outlet nike huarache joyas pandora Gafas ray ban ray ban baratas ralph lauren espa?a gafas oakley nike sb baratas new balance baratas nike free baratas boligrafos montblanc air jordan ireland new balance ireland

timberland outlet polos lacoste mbt baratos nike roshe run ghd outlet hollister madrid nike outlet nike huarache joyas pandora Gafas ray ban ray ban baratas ralph lauren espa?a gafas oakley nike sb baratas new balance baratas nike free baratas boligrafos montblanc air jordan ireland new balance ireland

18 Eylül 2020 Cuma
17:28
Düşünce   Önceki Haber     |     Sonraki Haber       |      ANA SAYFA
Hızlı Yazdır! Hızlı Yazdır        
Yazı boyutunu:    

Tarih/Saat: 2 Kasım 2019 Cumartesi, 22:26:56

İman Cennet Anahtarıdır

İman, insanın yaratılma sebebidir. Yani insan, Allahü Teâlâya inanmak, dinini öğrenmek ve bu bilgilere uygun olarak yaşamak için yaratılmıştır.

İman, insanın yaratılma sebebidir. Yani insan, Allahü Teâlâya inanmak, dinini öğrenmek ve bu bilgilere uygun olarak yaşamak için yaratılmıştır. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: “Ben, cinleri ve insanları ancak ve ancak Bana kulluk etsinler diye yarattım!..” (Zariyat 56) Şayet insan, bu yaradılış gayesine uygun hareket ederse; âhirette ebedî saadete nâil olacak ve cennete girecektir. Aksi takdirde -maazallah- cehenneme atılacak, ebedî şekavet ve bedbahtlığa maruz kalacaktır. Bu bakımdan iman; insan için ebedî saadeti kazanma vesilesi ve cennete girme anahtarıdır. İmansız olarak cennete girilemez. Bu cihetle insanın iman etmesi, imanının gereğini yapması ve bu imanını son nefesine kadar muhafaza etmesi; dünyadan da, dünyanın içindeki herşeyden de daha değerlidir.

Çevremizde -gördüğümüz ve göremediğimiz, bildiğimiz ve bilemediğimiz- nice nice mahlukat vardır. Yeryüzünde çeşit çeşit insanlar, irili ufaklı pek çok hayvan, renk renk çiçek, bitki ve ağaçlar görüyoruz. Gökyüzünde de ay, güneş ve sayısız yıldızlar yer alır. Bütün bunları ve bunların yaratılışındaki eşsiz sanat ve dengeyi gözümüzün önüne getirip düşünürsek, bunların asla kendiliğinden var olmadıklarını, bunları yoktan var eden kaadir-i mutlak bir yaratıcının olduğunu hemen anlarız.

Kâinatta hiçbir şey kendiliğinden var olmuş değildir. Her şeyi yaratan bir yaratıcı vardır. Gözlerimizle O’nu görmesek de, evrenin bu eşsiz düzen ve ahengi bize O’nun varlığını ve birliğini apaçık göstermektedir. İşte bütün kâinatı ve her şeyi yaratan bu yaratıcı “Allah”tır. Allahü Teâlâ’ya inanmak imanın temeli, iman da dinin temelidir.

Allah’a inanmak ve O’na ibadet etmek olgusu, insanın yaradılışında yani doğasında bulunan beşerî bir ihtiyaçtır. Allahü Teâlâ, insanın fıtratına, yani doğasına iman etme ihtiyacını koymuştur. Bu sebeple, sahih bir imana sahip olmayan insan, manen huzursuzdur. Âyet-i kerimede buyuruldu ki: “Allah, kimi hidayete erdirmek isterse; onun kalbini İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse; onu da göğe doğru yükseliyormuş gibi kalbini daraltır, sıkar.” (Enam 125)

İşte Allahü Teâlâ’nın varlığının ve birliğinin delillerinden biri de bu inanma ihtiyacıdır. Çünkü Allah’ı inkâra yeltenenler bile, başları sıkıştığı zaman otomatik olarak Allah’a yönelmek ve O’ndan yardım dilemek zorunda kalırlar. Bununla ilgili olarak Kur’ân-ı Kerimde şöyle buyurulmaktadır: “Gemiye bindikleri zaman (batma korkusundan)ihlasla Allah’a yalvarırlar, fakat kendilerini karaya çıkarıp kurtardığımızda, hemen şirk koşarlar.” (Ankebût 65)

Allahü Teâlâ’ya iman; O’nun varlığına, birliğine, bütün kemal sıfatlarıyla muttasıf, bütün noksan sıfatlardan da münezzeh olduğuna inanmaktır. Allahü Teâlâ’nın yüce Zatını kavramamız ise, mümkün değildir. Çünkü, insanın aklı ve duyguları, kayıtlı ve sınırlıdır. İnsan düşünürken ve tefekkür ederken, bu kayıtlar altında hareket eder ve kendisini bu kayıtlardan kurtaramaz. İnsan, birşeyi anlamaya çalıştığı zaman, önce kendi nefsine kıyas eder. Şayet orada birşey bulamazsa, diğer varlıklara kıyas eder. Orada da bir şey bulamazsa, olabilecek şeylere kıyas eder. Yani insanın anlama ve kıyas etme gücü, mahlukatla sınırlıdır. Herşeyi mahlukat kıstas ve ölçüleri içinde muhakeme eder. Allahü Teâlâ ise, yaratandır, mahlukata yani yaratılanlara benzemesi asla düşünülemez.

Bunun içindir ki insan zihni, zaman ve mekândan münezzeh olan Allahü Teâlâ’nın yüce Zatını idrak edemez. Allahü Teâlâ’nın Zatı ile alakalı insanın aklına ve zihnine her ne geliyorsa, Allah celle celalüh ondan münezzeh ve uzaktır. Fakat Allah’ın eserlerine bakıp O’nun varlığını ve birliğini anlamak mümkündür.

Yumurta içindeki bir civcivin, yumurtanın dışındaki âlemi idrak etmesi elbette düşünülemez. İnsan da, şu muazzam kâinatı ve kâinatın içindeki bütün âlemleri yoktan var eden Allahü Teâlâ’nın Zatını tanıma bakımından, yumurtanın içindeki civcivden farksızdır. Dolayısıyla insanın, Allahü Teâlâ’nın Zatını kavrayabilmesi mümkün değildir. İnsan, sadece vahiyle gelen ve Peygamberimiz aleyhisselam tarafından bildirilen Allahü Teâlâ’nın isim ve sıfatlarını öğrenip kavrayabilir. Zaten insandan istenen de budur. (Mehmet Can Hoca)

   manahaber.com

 

   manahaber.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden
   sorumlu değildir.

 

Paylaş :

Diğer Haberler
Arefe Gününün Fazileti
Mübârek Zamanlar
'Şükredenler Pek Azdır!..'-3
"Şükredenler Pek Azdır!.."-2
'Şükredenler Pek Azdır!..'-1
İslâm ve Tefekkür-3
İslâm ve Tefekkür-2
İslâm ve Tefekkür-1
Kadir: Bin Aydan Hayırlı Bir Gece!..
Oruçtan, Takvâyı Öğrenmeliyiz!
İslam'da Müsamahanın Önemi
Dinimizin Değer Verdiği Güzel Bir huy: TEVAZU
Sabrın Sonu Selamettir!..
Hepimizin Şefkate İhtiyacı Var!..
Güler Yüz ve Tatlı Dilin Önemine Dair
Sakın Beşinci Olma, Helâk Olursun!..
İslam’da Temizliğin Yeri ve Önemi
Efendimizin Nübüvvet Delilleri
Mezheplerin Varlık Sebebi Nedir?
İnsanlar Dine Muhtaçtır!..
Kurban Bayramınız Mübarek Olsun!..
Arefe Gününün Anlam ve Önemi!..
Hac, Dinimizin Beş Rüknünden Biridir
"Ne Ekersen Onu Biçersin!..'"
“Men Arefe Nefsehu Fekad Arefe Rabbehu!..”
Marifet, Ramazanda Öğrendiklerimizi Devamlı Kılmaktır
Erkeğin, Hanımına Karşı Görevleri...
İslam'da Zekâtın Yeri ve Önemi!..
Allahü Teâlâdan Başka Yaratıcı Yoktur!..
Kaza ve Kadere İmanın Mahiyeti
Âhirete İnanmayanın Vay Haline
Mesuliyetimiz Büyük, Daha Çok Çalışmalıyız!..
Rızkı Artıran, Ömrü Uzatan ve Hayatı Cennete Çeviren Bir İş!..
Müslüman Şahsiyetin En Temel Özelliği: Halîm Olmak
Kuran-ı Kerim En Büyük Mucizedir
  YAZARLAR
  GAZETE 1. SAYFALAR
  ÖNE ÇIKANLAR
  TARİHTE BUGÜN
18 Eylül 1810
Şili bağımsızlığını ilan etti. ...
18 Eylül 1922
İtilaf Devletleri, Boğazlarla ilgili olarak Ankara Hükümetine nota verdi. ...
18 Eylül 1934
Sovyetler Birliği, Milletler Cemiyeti'ne girdi. ...
18 Eylül 1948
Pakistan'ın kurucusu M. Ali Cinnah vefat etti. ...
 
  SON DAKİKA
» "Artık Yolun Sonu Görünüyor!.."
» Selahaddin-i Eyyubi Camisi - Silvan
» Arefe Gününün Fazileti
» Tasavvuf İnsana Ne Vaadediyor?
» Erdoğan'ın Kur'an Okuması İle Üperdim!..
» Altın Fiyatları Neden Yükseliyor?
» Ayasofya'nın Tekrar İbadete Açılması Dış Basında Geniş Yankı Buldu
» İki Yılda Yaptığı Hilye-i Şerifi Ayasofya'ya Hediye Etti!..
» Ayasofya İbadete Açıldı!..
» Mübârek Zamanlar
» Dikkat Güneş Çarpabilir!..
» Gökbilimciler (Kendilerince) Evrenin Yaşını Hesapladı!..
» Pet Şişe Suyuna Dikkat!..
» "Kutup Ayılarının 80 Yıl Sonra Nesli Tükenecek!"
» Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi
  PARA PİYASALARI
    Alış Satış
  USD %
  EUR %
  HAVA DURUMU
İstanbul /
Ankara /
İzmir /
  NAMAZ VAKİTLERİ
 
  GÜNÜN FOTOĞRAFI    Hepsini gör
  HARİTA

Haritayı Daha Büyük Görüntüle
  SON 24 SAAT
Copyright © 2008 - MANA HABER. Her Hakkı Saklıdır.  
manahaber.com bağlantı verdiği sitelerin içeriğinden sorumlu değildir.
Sitemizde yayınlanan yazı, resim, grafik, ses ve görüntüler, ancak izin alındıktan sonra, kaynak gösterilerek ve link verilerek yayımlanabilir.